ALTIN 281,3243
DOLAR 5,7540
EURO 6,3948
BIST 97.290
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu

Vakfın Anlamı ve Mahiyeti

Vakfın Anlamı ve Mahiyeti

İSLAM MEDENİYETLERİNDE VAKIFLAR

 

  1. VAKFIN ANLAMI VE MAHİYETİ

İslamiyet’in Dünya medeniyetlerine örnek olduğu önemli kurumlardan birisi de vakıflardır. Arapça bir isim olan vakıf, sözlükte; “durma, durdurma, hareketten alıkoyma” manalarına gelmektedir. Genel bir ifadeyle insanın sahip olduğu bir mülkü üzerinde hiçbir tasarruf hakkı kalmamak üzere süresiz olarak hayırlı bir işe tahsis etmesi demek olan vakıf, bir müessese olarak Türk-İslam Medeniyetinde her alandaki güzel örnekleriyle var olmuştur. Hukuk ıstılahında ise Ebû Hanife’nin tarifine göre ‘’Bir mülkün, aynı sahibinin mülkü hükmünde kalmak üzere menfaatının birer cihede tasadduk edilmesidir.’’, İmameyn’in tarifine göre ‘’Bir mülkün menfaatını halka tahsis edip aynını Allah Teâlâ’nın mülkü hükmünde olarak temlük ve temellükten müebbeden med etmektir.’’ daha sonraki fıkıh kitaplarında ise bu tarifleri şu şekilde almıştır: ‘’Menfaatı Îbade Râcî olmak üzere aynı memlukü cenâb-ı Hak’ın mülkü hükmünde olarak temlik ve temellükten alâ vechi’t-tebîd kavlen habs ve menâfî’ini tasadduk yahut dilediğine sarf etmek manasında kullanılır. İslam Toplumu sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya çok büyük önem vermiş ve bu faaliyetleri vakıflar yoluyla idare etmiştir. İnsan fıtratında mevcut olan yardımlaşma hissi, şüphesiz ki insanlık tarihi kadar eskidir. Bu his, dinî emir ve hükümlerle birleşince daha bir kuvvet kazanır. İslâm ülkelerinde vakıfların, asırlarca büyük bir fonksiyon icra etmesinin sebebini burada (dinî his) aramak lazımdır. Nitekim Kur’ânı-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde de vakfı ve yardımlaşmayı teşvik eden bir çok ayet ve hadis bulunmaktadır. Bir ayet-i kerimede:

‘’Herkesin yöneldiği bir yönü vardı. O halde hayırda yarışınız’’

Bir Hadis-i Şerifte ise:

‘’İnsan öldüğü zaman onun ameli biter ancak sağlığında şu üç amelden birini yapanların amelleri devam eder:

  • Sadaka-i Câriye (yol, çeşme ve okul gibi devamlı hayır getirecek gibi işleyenlerin.)
  • Kendisinden sonra arkalarında faydalı bir ilim bırakanların.
  • Arkalarında kendisine hayır duada bulunacak evlat bırakanların.’’

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.