ALTIN 247,9266
DOLAR 6,0605
EURO 6,7623
BIST 85.208
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Pencere

A+
A-
Pencere

İşçi ile işveren arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlarsınız? Karşılıklı çıkar ilişkileri olarak mı? Peki bu çıkar işçi ve işveren açısından aynı anlamamı gelmektedir? İşçi belli bir ücret karşılığında emeğini işverene satar. Yani gününün belli bir kısmını işveren kişi hesabına harcar ve bunun karşılığında işverenden geçimini sağlamak amacıyla parasal bir karşılık alır. Emekçi açısından buraya kadarki kısımda herhangi bir pürüz görünmemektedir. Ancak işveren açısından olaya baktığımız zaman şöyle bir sorun ortaya çıkmaktadır. İşçi çalıştığı süre boyunca işveren kişinin ödediği ücretten daha fazla bir değer üretmektedir. Örneğin günlük 4 saat çalışmak için anlaşan bir kişi çalıştığı süre boyunca en az 8 saatlik bir değer üretir. Ve bu artık değer hiçbir iş yapmamasına rağmen işveren kişinin cebine gitmektedir. Sizce bu kazanç haklı bir kazanç mıdır? Şahsi kanaatim işveren kişi bu artık değeri elde ederken herhangi bir çaba bir alın teri dökmediğinden pek de masum bir kazanç olmadığını söyleyebilirim. Konumuza iş alemi sektöründen girdiğimize göre herkes tarafından iyi olarak bakılan bazı kavramlara bazı düşünürlerin nasıl farklı açılardan baktıklarını görelim . Örneğin mevcut olan üretimi büyük çapta hızlandıran iş bölümü olayını ele alabiliriz. Bu durumun güzelliğini anlatmak için iğne fabrikası örneğini verirler. İşçiler bir iğneyi ayrı ayrı yapmaya çalıştıklarında ancak on iğne üretebilmişler. Ancak iş bölümü yapıp birisi ucunu sivriltip, birisi delik açar daha ötekisi ocağa sokar ve hakeza her birisi cüzi bir işle meşgul olduğu için üretimde hız artar ve günde yüz iğne üretmişlerdir. Bu sonuçtan yola çıkılarak iş bölümü neredeyse tüm sektörlerde uygulanmaya başlanmıştır. Görünürde herhangi bir sorun teşkil etmemesine rağmen olaya çok farklı açılardan bakan kişiler olmuştur. Örneğin bir Mercedes fabrikasında çalışan bir kişi ömrü boyunca o fabrikada çalışmasına rağmen kazandığı para bir Mercedes almasına yetmeyecektir. Ve aynı zamanda üretimin küçük bir kısmında rol oynadığı için üretimin tamamına yabancı kalacaktır. Gerekli üretim araçlarına sahip olsa dahi üretime yabancı kaldığı için kendisine bir Mercedes üretemeyecektir. Olaylara bu açıdan bakıldığında iş bölümünde görüldüğü gibi tamamen faydalı zannedilen durumların aslında sanıldığının aksi olduğu görülecektir.
Bazılarımız buraya kadar ki yazılanları okuduğunda belli bir ideolojinin temsilcisi olan kişilerin ortaya koyduğu fikirleri yansıttığını anlayacaktır. Ancak şunu belirtmek isteriz ki bu yazımızdaki amacımız sol yumruk veya sağ el işaret parmağını havaya kaldırmak değildir. Müslümanın her özelliği Müslüman olması gerektirmediği gibi kâfirin her özelliğinin de kafir olması gerekmez. Müslüman bir kişi vardır yalan söyleyebilir, kafir bir kişi vardır dürüstlüğünden ödün vermeyebilir. Bu sebepten ötürü bazı fikirlerin bütün bütün yanlış olabileceği düşünülmemelidir.
Bu yazımızda halen daha mevcut olan günümüzdeki sistemin işleyişine -ön yargı oluşturmamak için herhangi bir düşünürün ismini vermeden- farklı açılardan bakmaya çalıştık. Umarız fikir aleminize bir katkıda bulunabilmişizdir. Olaylara farklı pencerelerden bakabilmeniz dileğiyle…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.