ALTIN 247,9266
DOLAR 6,0605
EURO 6,7623
BIST 85.208
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Kadılık Müessesesi

Kadılık Müessesesi

Fıkh-i terim olarak kadılık müessesesi, insanlar arasındaki anlaşmazlıkları şer’i hükümlere göre çözümlemek için tayin edilen kişidir. Kadıların yargılama yapmak üzere tayin ettikleri görevliye de ‘’Halife’’,’’Naib’’ veya ‘’Vekil’’ denir. Kuran-ı Kerim’de Kadı hükmün, sözün geçmesi anlamında ve uhtesinde yargı yetkisi bulunan yönetici anlamında kullanılmıştır.

Hadislerde de Kadı ve Hakim anlamında müteaddid defa kullanılmıştır.  İslam devletinde hakimlik görevini ilk olarak yürüten bizzat Peygamberin kendisi olmuştur. İlk dört halife devrinde de hakimlik halifenin görevlerinden birini teşkil etmekteydi. Zamanla devletin sınırlarının gelişmesi ve bürokratik işlemlerin artması, yargı alanında da bir görev bölüşümünü gerektirmiştir. Bu yargı grevini halife tarafından niyabet usülü ile tevcihi demektir. Halife Hz. Ömer ilk olarak Medine’ye Ebu’l Derda’yı, Basra’ya da Eshabden Şar’i i Küfe kadısı olarak da Ebu Musa El Aşar’ı tayin etti. Mısır’ın fethinden sonra iseilk olarak bu ülkede kadıları Diyar’ın valisi tarafından tayini prensibi uyguladı. 

İnsanlığın başlangıcından bu yana, devam ede gelen anlaşmazlıkların çözülmesi ve ihtilafların ortadan kaldırılması için kurulan Kadılık müessesi insanlık tarihi kadar eskidir. Çünkü insan, varoluşundan itibaren kendisiyle başkaları arasında meydana gelen anlaşmazlıkları çözecek başka bir insana daima ihtiyaç hisseder olmuştur. Bu bakımdan, tarihin uzak dönemlerinden beri, insanlar arasındaki ihtilafları halleden dirayetli kimseler vardır ki, bunlar, kabilenin en büyükleri, en akıllıları, hem de reisleriydiler. Bir insan, akıl ve kuvvetçe mümtaz olunca, kabilesinin hakimi ve kadısı kesilerek, kabile arasında meydana gelen anlaşmazlıkları hall ve fasl ederdi.  İslam dünyasında kadı adı verilen hakimleri belli yargı çevrelerinde dava görüp çözümlemek üzere devlet başkanı tayin ederdi. Hz. Peygamber bizzat dava dinleyip hüküm verdiği gibi, kadılarda tayin etmiş, ondan sonraki halifelerde bu yolda hareket etmişlerdir. Abbasiler zamanında kadiyyul kudatlıg diye bir makam ihdas edilerek İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin gözde öğrencisi büyük hukukçu Ebu Yusuf bu makama getirilmişti. Günümüzdeki adalet bakanlığı ile temyiz mahkemesi ve yüksek idare mahkemesi başkanlıkları gibi görevlere karşılık gelen bu makam artık kadıları tayin etmeye ve halifenin yargı yetkisini onun adına kullanmaya başladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.