ALTIN 272,53
DOLAR 5,7974
EURO 6,4173
BIST 7,6346
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu

Bıçak Sırtımda Kanar

Bıçak Sırtımda Kanar

“BLADE RUNNER” FİLMİ ÜZERİNE:

 

BIÇAK SIRTIMDA KANAR

Ä°lgili resim

1982 Ridley Scott imzalı bir film var karşımızda, “Blade Runner”. Film daha görsel bütünlük sunmadan akan yazıyla selamlıyor seyirciyi. Birazdan izleyecekleriniz uygun olmayanı uygunlaştırma biçimidir.

Film esasında Philip K. Dick’in “Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi?” adlı romanından uyarlanmıştır. Bir uyarlama film olarak karşımıza çıkan Blade Runner yani Türkçe olarak “Bıçak Sırtı” döneminin çok ötesine giden bir film. Öyle ki 2019 yılında geçiyor.

Filmin açılışında akan yazıda yeni üretilen Nexus 6 sistemli kopyaların salındığı ve bunları emekliye ayırma adı altında infazını gerçekleştirecek olan özel birim polislerinin varlığından bahsediliyor.

Los Angeles Kasım 2019 yazısıyla başlayan görüntü bizi şehrin yukardan gece görüşüyle karşılıyor. Uçsuz şehir görüntüsünün yanında başlarından alev çıkan ve yer yer patlama gözüken gökleri delen binalar göze çarpıyor. Göze çarpmak? Evet tam da bu. Filmin bir sonraki sahnesinde bir detay göz çekimi karşımıza çıkıyor. Ve bu göz yüksek bir yerden baktığı belli olurcasına tüm ateşi gözünün önünde olduğunu hissettiriyor. Sonrasında uçan arabalar bizim odak noktamızı sürekleyip devasa bir yapının yanına getiriyor.

Peki nedir bu devasa yapı? Eski dönem yapıtlarını andıran bir tapınak, belki bir piramit… Üst kısmı kesik veya eksik bir yapı. Peki bir önceki sahnede gözüken göz bu piramitin en tepesindeyse, kesik başlı piramit tamamlanmış olmaz mı? Gayet de olurmuş.

Ä°lgili resim

Zaman zaman “Enjoy CocaCola” reklamları 2019 yılını da aşan bir mevzu. Evrensel bir dile sahip, piramitin başındakinin en büyük hediyesi. İçene afiyet olsun.

Yeniden göreve çağrılan bir polisin kopyalarla mücadelesi işleniyor filmde. Giriş kısmındaki şehir görüntüsünün ardından piramit içerisinde sorguya çekilen bir kişi gözüküyor. Bu kişi bir teste tabi tutulur. Bu test esasında insan mı kopya mı olduğunun cevabını alma adına yapılır. Seyirci burada kopyanın nasıl bir şey olduğunun cevaplarını almaya başlar.

Rick Deckard şehrin sokaklarında bir yerde yemek yerken bir polis tarafından tutuklandığı öğrenir ve derhal polis merkezine getirilir. Varınca öğrendiği gerçek tutuklanma sebebiyle değil görevlendirme sebebiyle orda olduğudur.

6 kopyanın kaçtığını ve bunların infazında görevlendirildiği bildirilir Deckart’a. Başta görevi başka bir polise verilmesini istese de görevini yapma mecburiyetinde kalır.

Filmde sürekli gece ve yağışlı, kasvetli havalar hakimdir. Gelişen teknolojinin götürüsü olarak temiz aydınlık bir gelecek kaybolmuştur. Zıtlığıyla ortaya çıkmaya başladığı da gözükmektedir. Zenginleşen dünya ve düşüşe geçen insanlık.

Kopyalar etrafı sarmaya başlamış ve insanlarla iletişime geçmeye başlamıştır. Öyle ki kendi üreticilerini bulup, neden kısa ömürlü olduğunu sorgulayıp onunda ölümüne sebep olmuşlardır.

“İnsandan daha insan.” Sloganıyla yola çıkan üretici patron bu amacına da ulaştığı gözüküyor.

Yapay zeka olarak karşımıza çıkan kopyalar zaman içerisinde insanlaşıp ve sonunda da mutlak son ile karşılaşıyorlar. Descartes’in “düşünüyorum öyleyse varım” ibaresini de bir sahnede kullanan kopyalar, adım adım insanlaştığının kanıtını sunuyor.

Deckart’ın yanına gelen ve sorgudan geçen Rachael da bir kopyadır. Ama gelişmiş sürümü sayesinde ona anılar ve geçmiş yüklenmiştir. Yapılan testler ve gözündeki donukluk bunu kanıtlasa da bu asla buna inanmayacaktır. Öyle insandan daha insan olan yapısıyla gözünden damlalar bile düşecektir.

Birer birer yok olan kopyaların sonlarına doğru en baştan beri mücadele veren Roy karakteri bizimle kalıyor. Yaşamı sorgulayan tavrıyla, var olma içgüdüsünü bizimle yer yer paylaşıyor.

Deckart’ın uzun uğraşlar sonucunda peşine düşebildiği Roy ile bir üreticinin mekanında karşı karşıya kalıyorlar. Deckart’ın ona silahla karşılık vermesine karşı Roy silahsız olduğunu belirtiyor. Kıvrak zekasıyla Deckart’ı yakalayan Roy, onun parmaklarını kırarak silah konusunda güçsüzleşmesine sebep oluyor. Ve aralarındaki çatışma bu şekilde bir süre daha devam ediyor.

Filmin müziklerini Vangelis yapmıştır. Giriş zamanı ve ilerleyen önemli sahnelerde duyulan sürükleyici, filmin etkisine sokan müzikler bu kişinin eseridir. Uzun zaman geçse dahi filmin müzikleri hafızalara kazınan, kulaklara dolan önemli eserlerdir.

Deckart ve Roy’un mücadelesi yere sığmayıp göğe tırmanma yolculuğuyla devam ediyor. Gücünü iyice kaybeden Deckart kaçma adına binadan yukarlara doğru çıkarak çatıya yaklaşırken birden kendini en tepeden aşağıya sallanırken buluyor. Kırık parmaklarıyla ve güçsüz düşen bedeniyle hayata tutunmaya çalışırken karşısına Roy çıkıyor.

Deckart düşme anındayken Roy’ın ağzından dökülenlere kulak veririz “Korku içinde yaşamak bayağı bir şeymiş, değil mi? İşte köle olmak da öyle bir şey”. Deckart elini bırakır bırakmaz Roy onu yakalar ve yukarıya çeker. Gücünü kullanmıyorsan güçlüsündür mantığıyla hareket edersek Roy gücünü çoktan ilan etmiştir. İnsanlaştığı da gözden kaçmamalıdır.

Roy, Deckart’ı kurtardıktan sonra yavaş yavaş ömrünü tamamlamaktadır. Ve son olarak ondan “bütün bu anlar zaman içinde yitip gidecek, tıpkı yağmurdaki göz yaşı gibi” dediğini duyarız.

Roy’ın da ölümünden sonra filmin başında beliren gizemli adam Deckart’a görevi bitirdiğini söyler. Deckart evine döner ve Rachael’ı bulur. Sevgisini ve güveni belirten Rachael, Deckart ile evden ayrılmak üzere yola çıkar.

Bu yola çıkış anında Deckart’ın yerde bulduğu origami benzeri siluet, geçmişi duymasına sebebiyet verir. Garip haller ve seyircinin kopyalardan edindiği tecrübeler sonrasında seyircinin aklında bir soru belirir;

“Filmin başından beri yanımızda olan Deckart da bir kopya mıdır?”

Başarılı bir bilimkurgu örneği olan Blade Runner filmi, anlatılan hikayesi ve kullanılan diliyle sinema değerinin çok çok üstünde olduğu gözüküyor. Yapım yılını göz önüne aldığımız zaman kullanılan efektler ve sahne tasarımları günümüzde bile çoğu filmde o incelikleri görmemiz mümkün olmuyor.

Eski zamanın hayali olan 2019 yılı, maalesef istenileni vermedi. Maalesef demek ne derece doğru tartışılır tabii. En azından uçan arabalar olabilirdi. Onun dışında piramitin tepesinde bir göz olduğu söyleniyor ama dünya halen daha yer yer aydınlık ve henüz insanlar yönetiyor.

BLADE RUNNER 1982 ile ilgili görsel sonucu

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.