ALTIN 392,22
DOLAR 6,8612
EURO 7,7521
BIST 1,1249
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

FARELER VE İNSANLAR ROMANI

21.06.2020
46
A+
A-
FARELER VE İNSANLAR ROMANI

Nobel edebiyat ödülü sahibi yazar John Steinbeck tarafından yazılmış bir romandır. İngilizcesi “Of Mice and Man” olan ve bizim dilimize Fareler ve İnsanlar olarak çevrilerek okuyucularla buluşturulan eser ilk olarak 1937 yılında yayınlanmıştır. John Steinbeck’in kendisinin de 1920’li yıllarda gezici bir çiftlik işçisi olarak çalıştığından romanının da kendi deneyimlerine dayandırdığı iki gezgin çiftlik işçisini konu olarak almaktadır. Romanın konusu olarak 1929 Büyük Buhran zamanında iki gezgin çiftlik işçisi olan George Milton ve Lennie Small’un ABD’nin Kaliforniya eyaletinde başlarından geçen trajik olaylar anlatılmaktadır.

Eseri çok kısa bir şekilde özetleyecek olursak: Zeki bir adam olan George Milton ile soy ismiyle oldukça tezat oluşturan oldukça güçlü ve iri bir adam olan fakat pekte akıllı olmayan Lennie Small büyük bunalım sırasında çiftlikten çiftliğe dolaşarak iş arayan iki yakın arkadaştır. Kendilerine ait bir toprak edinip orada yaşama hayalleri vardır. Ancak bu hayalde Lennie ilgilendiren kısım hayalini kurdukları çiftlikte tavşanları beslemektir. Romanın diğer karakterlerinden Slim’in tabiriyle adeta beş yaşındaki bir çocuğun aklına sahip olan Lennie’nin yumuşak şeylere dokunmak takıntısı vardır. Ancak bu hayalleri Lennie’nin patronun oğlunun eşini Curley’in karısının saçını okşamaya çalışırken yanlışlıkla öldürmesiyle suya düşer. Romandaki kötü karakterlerden olan Curley Lennie’yi öldürmek için bir linç grubu oluşturur. George arkadaşı Lennie’nin vahşice öldürülmesini önlemek amacıyla herkesten önce Lennie’yi bulur. Ve ona hayallerindeki çiftliği, tavşanları anlatarak yatıştırır ve kafasının arkasına dayadığı silahı ateşleyerek öldürür.

Dönemin toprak işçilerinin nasıl bir hayat sürdürdüklerini romanın belli kısımlarında okuyucuya yansıtılmaya çalışılmıştır:

“Bizim gibi çiftliklerde yaşayan insanlar dünyada yapayalnızlardır. Ne kimseleri vardır ne de bir yurtları. Bir çiftliğe giderler orada beş on para biriktirtir, sonra şehre iner hepsini harcarlar Para biter bitmez başka bir çiftlikte didinmeye giderler. Umacak hiçbir şeyleri yoktur yarından.”

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı veya Büyük Buhran Kuzey Amerika veya Avrupa’yı merkez almasına rağmen yıkıcı etkileri tüm dünyayı sarmıştır. Özellikle sanayileşmiş yani gelişmiş ülkeleri vuran bu kriz milyonlarca insanın işsiz kalmasına neden oluşturmuştur.

Buhran sebebiyle tarım fiyatlarındaki %40 varan düşüş çiftçileri ve toprak sahiplerini oldukça kötü etkilemiştir. Tarım fiyatlarındaki bu ani düşüş ekonomisi hammadde ve tarıma dayalı olan az gelişmiş ülkelerin dış ticaretinin aleyhe dönmesine sebep olarak oldukça olumsuz etkilemiştir. O dönem Türkiye’de dış ticaretini hammadde ve tarıma dayandırmaktaydı. Tarım fiyatlarındaki bu ani düşüş Türkiye’nin de dış ticaretinin aleyhe dönmesine sebep olmuştur.

Geçim sıkıntıları da eserde yer yer işlenerek o dönemin insanlarının yaşantılarıyla alakalı bizlere ip ucu vermektedir:

George : “Dört kişiye yetecek kadar fasulye var bu kutularda,” dedi

Lennie ateşin öbür tarafında onu gözetliyordu mütevekkil bir tavırla: “Ben fasulyeyi domates salçasıyla severim.”

George kızdı:

“Salçamız yok hep zaten olmayan şeyleri ister senin canın…”

Yine romanın başka bir yerinden bizlere besin kıtlığıyla alakalı fikir sahibi olabileceğimiz bir bölüm:

“Slim ne diyecektim… Senin köpek nerede? Bu sabah arabanın altında yoktu da.”

Slim: “Dün akşam yavruladı.” dedi.

“Tam dokuz tane. Dört tanesini hemen suda boğdum. Bu kadar yavruyu beslemeye gücü yetmeyecekti.”

Buhran milyonlarca insanın işsiz ve evsiz kalmasına neden olmuştur. Yazar John Steinbeck eseriyle alakalı bir röportajda kendisinin de uzun süre göçmen işçisi olarak yaşam sürdüğünün ve hikayenin geçtiği yerlerde çalıştığını söylemiştir. Karakterlerden Lennie’nin ise gerçek biri olduğunu, Kaliforniya’da bir akıl hastanesinde yattığını ve eserdeki gibi bir kadını değil bir ustabaşını öldürdüğünü ifade etmiştir. Patronun arkadaşını işten çıkarmasının kızgınlığıyla Lennie’nin cinayeti işlediğini söylemiştir.

1929 Buhran’ı ile birlikte dünya yeni bir ekonomik anlayışı benimseyemeye başlamıştır. Adam Smith’in öncüsü olduğu klasik iktisadi düşünce geçerliliğini yitirmeye başlamıştır. Ekonominin devletin piyasaya müdahale etmeksizin tam istihdam düzeyinde görünmez bir el ile yeniden dengeye geleceği görüşünün hakim olduğu klasik iktisadi düşünce yerini Keynesyen iktisadi düşünceye bırakmaya başlamıştır.

John Maynard KEYNES tarafından öne sürülen ve 1929 Dünya Ekonomik Krizi ile ülkelerin içinden bulunduğu bu sıkıntılı durumdan çıkış reçetesi olarak döneminde birçok ülke tarafından uygulanmış görüştür. Keynes klasiklerin aksine arz yönlü değil ekonominin talep yönüne ağırlık veren ve istikrarsızlığı devletin para ve maliye politikalarıyla piyasaya aktif müdahalesi ile giderileceğini savunan görüştür. Keynesyenizm olarak da küresel çapta uygulanması John Maynard KEYNES’in vefatından sonra gerçekleşmiştir.

1945-1970 yılları Küresel çapta Keynesyen görüşün uygulandığı yıllardır. Kapitalizmin yeniden ayağı kaldırıldığı yıllar olarak da söylenebilir. Küresel Keynesyen sistemin temel amaçları saldırgan devalüasyonları engellemek ve dünya ticaretinin belirli bir gelişme patikası üzerinde gelişmesini sağlamaktır. Bunu sağlamanın yolu da devletlerin özel girişimcilere zarar vermeden ekonomiye müdahale etmesinden ileri gelmektedir. Roman da George ile Lennie’nin kendi ifadeleriyle:

“Günün birinde bütün paramızı toplayıp küçük bir ev bir iki hektar toprak alacağız. Bir ineğimiz, birkaç domuzumuz olacak.”

Lennie:

“Mal sahipleri gibi yaşayacağız.”

Bu kurdukları hayalin o zamanın birçok toprak işçisinin hayali olduğu söylenebilir. Her ne kadar eserde George ve Lennie bu hayallerine kavuşamamış olsa da sonrasında Keynesyenizm ile ABD kapitalist düzenin yine başını çektiği ülke olarak vatandaşlarının bu hayalden daha fazlasına sahip oldukları söylenilse yanlış bir çıkarım yapmış sayılmayız. Eserde her ne kadar karakter sayısı sınırlı olsa da genel olarak Büyük Bunalımdan etkilenmiş bir toplumun bireyleri okuyucuya yansıtılmaya çalışılmıştır. Bu sebepten eserin yalnızca edebi olarak değil iktisadi birikim olarak da bizlere katkı sağlayacağı aşikârdır. Zira Dünya ekonomisinde önemli bir yeri olan Büyük Bunalımı anlamak için okunması gereken başlıca eserlerden biri olmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.